Marksist Bakış

Arkadaşım ''Hadi oğlum başka ne yapacaz,mal gibi oturuyoruz burada gidip bakalım,hem güzel kızlar vardır ortama falan bakarız.'' dedi.Ne zamandır heveslendiğimiz fakat hep bahaneler üreterek gitmekten vazgeçtiğimiz Marksist Bakış'a bu kez gitmek için and içmiş gibiydi.Ben ise limonatamı tembel tembel yudumlarken Kızılay'da dolanan hatunları kesmek istiyordum.Arkadaşın ikna çabalarına en sonunda dayanamayıp "Tamam lan hadi gidelim"dedim.Hesabı ödeyip mekandan çıktık,biraz yürüdük,sola döndük,bi işhanına girdik,asansör 5.katta durdu."Ne de çabuk geldik lan" diye düşünürken mekanın açık kapısından içeri baktım.Mutfaktan kokusu her yere yayılan bir tencere dolusu salçalı makarna ile karşılaşmayı hiç beklemiyordum.Açıkçası orada bir mutfakla karşılaşmak bile yeterince enteresandı.Bir an ayakkabıları çıkarmaya yeltendim yerdeki halıları gördükten sonra fakat harekete geçen elim bi eleman tarafından tutuldu.Tokalaştık.Sırayla herkesle tokalaşıp tanıştıktan sonra "Niye geldiniz?" imalı bakışlara "Bir arkadaş söylemişti de bilgi almaya geldik" diyerek cevap verdik.Neyin bilgisini alıyorsak?Sanki turizm acentesi amına koyiim.Bizi pencere dibinde iki sandalyeye oturttular ve tanışma ayağından çok bir kendimizi tanıtma evresine girdik.Bu arada sofrayı kuran kızlar "Siz de ister misiniz?" diye sorup duruyorlardı.Biz de otlakçı konumuna düşmemek için "Yok biz almayalım,afiyet olsun." diyerek sözde gururu koruduk.Bir de odaya yeni gelen bile yemeğe davet ediyor yemeğin yapımında hiçbir söz hakkı olmamasına rağmen.Cola falan da ikram ettiler,biz de arkadaşla "Ulan bunlar bizi oruçlu falan sanacak bari cola içelim" şeklinde bir bakışmadan sonra içeceği kabul ettik.Colayı hışımla içen arkadaşım bir anda bir gazla soru yağmuruna tutmaya başladı odadakileri,ben ise çoktan dalmıştım başka diyarlara.Odanın bi içerisinde göz gezdirdim.Elemanlar aile ortamını yakalamışlardı ama hep bir şeyler eksik gibiydi.Herkes ciddi olma peşindeydi odadaki.Kimse mizahtan,taşaktan nasibini almamış gibiydi.Tamam oraya ciddi meseleler konuşmaya geliyorsun da hepimiz aşağı yukarı aynı yaşlarda gençleriz.Ben bilmiyor muyum sanki buradaki kimliğinle dışarıdaki aynı.Sanki kış geceleri yeni girdiğin yatağa alışmak için yorganın içine osurmak vasıtasıyla yatağı ısıtmayan bir insansın sen.Şimdi burada tribe girmenin alemi nedir??Bir de sırf bu yüzden 5 dakikalık sessizlikler oluyor konuşmanın ortasında.Herkes "Şimdi nereden girsem de akıllarını alsam bu gençlerin?"diye ciddi konular düşünmeye başlıyor.Halbuki biz ilk geldiğimizde desen bize"Ooo yoldaş kaynanan seviyormuş otur gel eki eki.." falan daha içten bir ortam kurma şansı doğabilir.2 saat kadar oturduk velhasıl.Ben artık iyice otomatiğe bağlamış ota boka kafa sallarken en sonunda arkadaş da sıkılmış olacak ki kalktık.Asansörden indik,dışarı çıktık ve hayatın yalan olduğuna bir kere daha karar verdik.

Akşam da Şener Şen'in "Namuslu" filmini izledim keyfim yerine geldi neyse ki.Şener Şen bir başka hacı...

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Gitme yavrucuğum öyle yerlere bi daha.sikiverirler aman diyim !?

o son birayı içmicektik dedi ki...

bknz: adex "bağa coğh bpisz kağdığlağ ağbi"

Adsız dedi ki...

O gün oradan çıkıp sokağa,birbirimize baktık ve "acıktık lan" dedik."Nerde yesek lan?"

"Nerede olacak tabi ki Burger King steakhouse"

Çıktık ve burger kingde hayvanlar gibi yiyip solun rüyalarımıza kalmasını diledik...

Vay mna koyam

Havyarsiza bin selam!Tikki Havyarsiz!