CACIK

Sözüm meclisten dışarı dostlar
Bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum
Hani dilim dilim doğrasalar beni
Marmara Ege Karadeniz ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum

Derdim öylesine büyük ki dostlar
Kırka yarıp yine kırka bölseler
Ve kırk bostana gübre diye serpseler
Kırkbin tane ot biter de kırkbin derde deva olur diyorum

Ne oldu bana böyle durup dururken
Oğlan aldı başını gitti kız zaten lafımı dinlemezdi
Düğmem kopuk paçam sökük oramda buramda çengelli iğneler
Bir de çengelli iğne nazar bozar derler

Hanımın çorabı kaçık başında bigudiler
Karabaş bile, karabaş bile suratıma bakıp bakıp havlıyor
Öğünmek gibi olmasın ama dostlar
Kendimi hıyar gibi hissediyorum

Hani ince kıyım doğrasalar beni Akdeniz cacık olur diyorum
Ve hatta Atlas okyanusu ve hatta Hint okyanusu
Ve hatta hatta Büyük okyanus bile cacık olur diyorum
Böyle cacığa rakı mı dayanır

Çivi çiviyi söker derler soğuktan donanı buzla ovarlar
Ben zaten yanmışım dostlar peki beni fırına mı koysalar
Zeytin suyuna kuru ekmek böyle gelmiş böyle gidecek

halkın içinden


artiz halkın içinden halka bir tepki olarak 11 Eylül 1990 tarihinde dogdu.
" kelimenin tam anlamıyla çağdaş bir türk genci, aydın ve kemalist bir zihin, rasyonel batılı bir ideolog"

geri geldim


Rap' imi çarmıha gerdim, sosyal medyaya degineyim istedim.

sosyal medya mosyal medya, sikişmiş oldugunuz için cok sevdiniz soyal medya olayını. hepiniz sosyal medyanın cıkmasını bekliyormussunuz sükse yaratmak için. yememiş içmemiş bugunu beklemişsiniz, adeta sosyal medya cıksa da hayatımızı bunun uzerinden sekillendirsek demişsiniz, ben bugun bunu farkettim.

sizin ben bi içinizde gezdireyim de rahat edin, uzun zaman sikmiyordum kardeş, sizi en iyisi ben bi sikeyim. hepimiz rahatlayalım.

Öncelikle biz evvelden "internete girerdik." onun adı internete girmekti, nette takılırdık, kesme işaretine de gerek yok fakat ben cok bildigim için koyayım dedim. biz zaar gibi bilgisayar oyunu oynar, onun dısında kalan vaktimizde de kısıtlı imkanlarla nette dolasırdık. bugunun internet kullanıcıları bizi siklemez "lan bunlar cocuk oyunu ne sikimsonik işler ugrasıyonuz amına koyayim" derlerdi.

he şimdi noldu, annelerinin basitlikle yogurdu bu orospu cocukları olaya uyandılar, yine aynı kolaylıkta çeşitli yapılar peydahlanmaya basladı twitter mwitter. Bu insanlar basitliklerini bizim internetimize bulaştırdılar. eminim hepiniz ayıksınız, basitlik gozunuzu bulamasın efendiler. gorunen durum sudur ki bu adamlar kitleler halinde bizim internetimize aktılar, o gunden beridir dur durak demeden yavsaklasmaya devam etmektedirler.

ben uyandım siz de uyanın istedim.

benim bunlarla olayım burda bitmeyecek. ama yoruldum ve yazmak istemiyorum su anda daha fazla, emin olun ki ben bu körpe yosmaları keyfim geldikçe, bakın net söylüyorum, evlerinden alıp evlerine bırakacağım.

kokunu kurutacagız bunların hep beraber, siz kafanıza takmayın esen kalın.
yalnızlığımdan değilde okumuşluğumdan yazmak istedim.biraz kendi dünyama çekildim.çok fazla iddaa var bu günlerde şudur budur odur. yaşımız ölüme doğru uzadıkça ben bunu böyle biliyorum deme katsayımız linnerden eksponasiyele geçerken değişen fikirlerimiz pek bir sıfıra yaklaşıyorlar.gece gece oturup babası ölmüş birinin baba özlemini dinledim gözlerim doldu. şu günlerde çok fazla aklımda yaşlandığım.annemin gözlerinin çevresindeki kırışıklardan ve babamın sakallarının beyazlamasından çok fazla duygu üretiyorum bedenimde. üzüntü korku ve o ölecekleri günü nasıl karşılayacağım düşüncesi.yok o değil evdeki civcivimizi bir kedi kaptı da içimden neler geçti nasıl bir anlık boşluk oluştu tarifsiz. ben de ölücem ve ölürüm ölürsün ölürüz. halbuki yaşayabilmek için tüm çabalarım.ee ne bok yicez? umarım siz de üzülürsünüz

Türkiye'nin Gerçekleri - 1

Uzaklarda, ufacık bir köyde kendi başına yaşayan yalnız bir demirci vardı. Köy ahalisiyle pek içli dışlı olmayan bu demirci hakkında kimsenin pek birşey bilmemesiyle beraber bir-iki konuşmasında da ağır başlılığıyla halkın saygısını kazanmış kırklı yaşlarda olduğu söylenen bir adamcağız. Bir gün, ormanda kestiği odunları sırtına yüklemiş sallana sallana köye dönerken arkasından sertçe birinin dürtmesiyle bütün odunları etrafa saçılmış. Bir hışımla arkasını döndüğünde kan ter içinde bir köylünün kendisini uyardığını görür: "Kaç ağam! Gitme köye! Haydutlar bastı, yakaladıklarını kesiyorlar, gördüklerini vuruyorlar! Kaç canını kurtar." Demirci odunlarının yere dökülmesiyle hiddetinden kabardığı için adamın ne dediğini dinlememiş kendisine en yakın duran oduna uzanıp, sırtına vuran köylünün kafasını yarmış. Dökülen odunlarını tekrar yüklendikten sonra sallana sallana köye yürümeye devam etmiş.