soğutma çalışmaları

dostluğun aşkı gölgelediğini,tutkuyu öldürdüğünü söyledi.

kafam karışık

önce ölümü tanımlayayım: hayatın sonu.
yaşam: hayat süresi.
ölmek: ölüme kadar olan süre. (cümle içinde kullanımı "bu dert beni öldürüyor.")

yani ölmek anlık zamanda değil sürekli bi eylem olarak kullanılabiliyor. bu da sonu ölümle biten bi süreç. soru olarak ne zaman başlıyo bu süreç? hasta olduğunda mı? hastalığa sepep olan etkenlerle mi?... bu da böyle uzayıp gidiyor ta ki hayatın başlangıcına kadar. burda chuck palahniuk`un "hayat ölümün biyolojik bir safhasıdır." sözünü hatırlıyoruz. demem o ki; ölüm süreci hayatın tamamını kapsıyor. burdan da ölümle yaşamın aynı şey olduğu sonucuna varıyoruz.

cevaplayamadığım kısım ise yaşamak iyi birşey iken ölümün kötü bir şey olarak algılandığı?

Gençler size bişi anlatıcam.


http://bavergun.blogspot.com/2006_04_19_archive.html

Gençler yukardaki link okuldan yatılı mezun bir abimizin blogundan kendisi bir anısını anlatmış. Hababam Sınıfı ile bizim yatakhane arasındaki organik ilişkiyi hepinizle paylaşıyım dedim.

Selam olsun Anadolunun dört bir yanındaki kardeşlerime.



Eylül'de garip bahanelere sahip olmaksızın güzelce bi buluşalım,tüm günü ADEKS'e gitmeden, kapalı mekanlarda kalmadan dolu dolu tam kadro geçirelim derim,dürümleri ve önerileri beklerim.
tez zamanda bratislava'ya keshanedenhikayeler tayfası olarak bir çıkarma yapmamız lazım

herkesin popisi kendine


offence or no offence. i dont care, i just do not care...