Açılmış oyulmuş bi yaram olduğundan gocunduğumdan gücendiğimden yazmıyorum bu yazıyı.aralık ayında Amo kardeşimin yazdığı ne saçmalıyor lan bu yazısında da buna benzer bir sikerim lancılık gördüm.Dürüm değil porsiyon sana kardeşim.
Olay şu:Face'ten beni biri eklemiş girdim baktım kimdir bu diye bi tane kız izmirdeymiş falan filan bilgilerinde bu yazıyo.bir tane de fotoğrafı var kızın güzel bişey ama sanki google dan arattırılıp bulunmuş tarzda bi fotoğraf.dedim bu profil kesin çakma.daha önce hangimiz görmedik ki bi sürü çakma profilleri kız kılığına girip abaza hunting olaylarını.neyse günlerden bir gün facebook chatte gördüm bunu dedim ki:arkadaşım çakma fotolarla naapmaya çalışıyosun gözünü seviyim necisin ya dedim.dedi ki:o foto çakma falan değil ben gerçek bi insanım gayet dedi.sonra baktım gerçekten gerçekmiş ve benim izmirden bi arkadaşımın tanıdığıymış falan ondan gördüm merak ettim ekledim dedi.ben bi üzüldüm utandım şimdi.özür dilemeler toparlamaya çaışmalar falan çok hard girdim galibalar neyse kız birden çıktı facebooktan.neyse dedim freş takıl alp sen dedim.sonra başka bi zaman girdiğinde bi daha özür diledim ve herneyse dedim chat i kapattım iç ne cevap falan bişey yok.
kıza eleştiri:arkadaşım tamam yapmışız bi hata da biz de görmüş geçirmiş adamız seni de onlardan sandık kusura bakma.da sonra niye hani siklememe havalarındasın pipimantarı seni.kimsin necisin ne bu dünya sikimin ucunda havaları boklu bebe.
özeleştiri:tamam bi hanzoluk yapmışsın ama özürünü dilemişsin daha nabıcan.kız güzel tamam da "lan bununla belki ilerde bişey çıkar" davranışları içinde değilim ki böyle olmak yanlış öyle düşündüğün kimseyle bi sik çıkmaz arkadaşım.hani ah işitmeyelim diye bi özür olayına girmişiz karşılaştığımız tavıra tribe bak senin gibileri ukraynada seks işçisi diye satıyolar lan.arıca elimi sallasam ellisi bu konuda ciddiyim odtüde keyfim yerimde kız arkadaşım yok ama çorahatım harbiden.neyse.
bi sürü siklemez jullietten birisi belki o da.hani dedim ya açılmış oyulmuş bi yaram yok gocunduğum gücendiğim yok diye.var aslında.ama hani kız beni siklemedi falan diye değil.bu türk kızının genelinin nasıl bir yetişme tarzı var ki bi artislikler bi "allahı gelsin lan"cılıklar içindesin.ukrayna yunanistan ispanya makedonya rusya almanya hollanda bir çok kızla tanıştım kız burda türk kızlarına basmasına rağmen güzelliğiyle değil mütevaziliğiyle fethediyodu gönlünü.e şimdi senin götün niye bu kadar kalkık ben buna üzülüyorum nolucak genelinizin hali.yoksa çükümün sünnet edilmiş parçasısın lan çöpe atsan ne olur üniversite avlusuna gömsen ne olur.üzerine alınmaması gerekenler alınmasın ama alınması gerekenler oturup özeleştirilerini yapsınlar sonra da odalarına gidip ağlasınlar.
Ne Saçmalıyor Lan Bu? - 2 - Revenge Of The A.M.O.
( Başlık Star Wars göndermesi değil, Transformers göndermesidir. Hemen dümbük gibi başka şeyler düşünmeyin diye sizin için açıklıyayım dedim )
-" Ne yani, şimdi sen diyorsin ki, tren gitsin, 10 tane iyi kalpli hristiyanı ezsin, 3 tane iyi kalpli müslimanı ezeceğine? "
-" Evet, böyle diyorum, gavur değil mi, ölsün "
-" Peki, onların dinini bilmeseydin, bir tarafta 10 tane iyi insan, diğer tarafta 3 tane iyi insan var, hangisini kurtarırdın? "
-" 10 tane iyi insanda kesin bi yamuk vardır, 3 tanesini kurtarırdım "
-" Salak mısın lan, yamuk falan yok, hatta soruyu düzelteyim, bir tarafta 10 tane iyi müsliman, diğer tarafta 3 tane iyi müsliman, hangisini kurtarıcaksın? "
-" 10 tane iyi müslimanı kurtarırdım "
-" Yani, karar vermende din gibi soyut birşey etkili oldu. İnsan hayatının kutsallığı falan desem mal mal bakıcaksın suratıma değil mi? Neyse, sen, 10 kişi kurtarıcağına, 3 kişi kurtardın. Diğer taraftaki 10 hristiyan belki çok iyi işler başarıyordu. Çok iyi kalplilerdi. Fakirlere yardım ediyorlardı. Ama sen gittin, 3 kişiyi seçtin, sırf dinleri başka diye. Bu durumda, ya sen katilsin, yada dinler katil. Ve dünya da senin gibi insanlar çoğalırsa, din, en tehlikeli şey haline gelir "
-" Ne yani, sen gidip 3 müslimanı, 10 hristoya tercih mi edicen? "
-" Ben, 10 insanı, 3 insana tercih edicem. Etiketlerine bakmıyorum. Eğer kurtarabileceksem, o treni 3 insanın olduğu yöndeki raya devam ettiririm ve diğer raydaki 10 insanı kurtarırım. Sonuçta hepsi iyi insanlar, eğer kötülük yapan insanlar olsalardı, o zaman düşünürdüm "
-" Ya o 10 insan içinde, senin anana babana küfretmiş biri olsa? O zaman ne yapıcaksın? "
-" Diğer 9 u için değer, kurtarırım onları, eğer çok fazla kinlenirsem küfür edene, gider döverim, canına niye kastedeyim ki, sırf küfür etti diye. Ama, ailemden birine falan zarar vermeye çalışırsa, işte o zaman kurtardıktan sonra onları, gider onu diğer yoldaki trenin raylarına iterim "
Bu diyalog gerçekten yaşandı. Karşımdaki insan, onun için en büyük değer din olarak yetiştiği için, ona asla dediklerim anlamlı gelmiyordu, ki gelmesini de beklemiyordum. Bu yazdıklarımdan da dinsiz, ateist biri olduğumu falan düşünmeyin. Müslimanım bende, ancak insan hayatını bu kadar hiçe sayarcasına bir müsliman değilim. İnsan hayatı kutsaldır bence. Sırf başka dinden diye, iyi insanların ölümünü istemem.
Bir insanlar topluluğu düşünün. O insanlar topluluğunun çok önemli bir düşünce veya bir fikire sahip olduğunu düşünün. Bu şeyler o kadar önemli ki onlar için, başkalarına inandırmaya çalışıyorlar ve bunun doğrultusunda, inanmayanları öldürüyorlar. Günümüzdeki tüm güçler, bunu uygulamaya çalışıyorlar aslında. Tüm savaşlar, zenginleşmek ve din yaymak için yapılıyor. Geçmişteki örneklerimize bakarsak, hristiyanların haçlı seferleri veya müslimanların cihatları gözümüze çarpıyor. Sadece din için konuşuyorum, ancak bu şekilde, bir fikre bir insan canından daha fazla önem verme olayı milletler için de söz konusu. Aşırısına milliyetçilik deniyor. Bana yanlış geliyor bu tür durumlar. Sorarsan bana, farklı milletten iyi bir insan mı, bu topraklardan adam öldürmüş bir insan mı, iyi insanı kurtarırım. İnsanlığın yararına iş yapmak isterim. Yani sonuç olarak, evlilik yanlıştır.
-" Ne yani, şimdi sen diyorsin ki, tren gitsin, 10 tane iyi kalpli hristiyanı ezsin, 3 tane iyi kalpli müslimanı ezeceğine? "
-" Evet, böyle diyorum, gavur değil mi, ölsün "
-" Peki, onların dinini bilmeseydin, bir tarafta 10 tane iyi insan, diğer tarafta 3 tane iyi insan var, hangisini kurtarırdın? "
-" 10 tane iyi insanda kesin bi yamuk vardır, 3 tanesini kurtarırdım "
-" Salak mısın lan, yamuk falan yok, hatta soruyu düzelteyim, bir tarafta 10 tane iyi müsliman, diğer tarafta 3 tane iyi müsliman, hangisini kurtarıcaksın? "
-" 10 tane iyi müslimanı kurtarırdım "
-" Yani, karar vermende din gibi soyut birşey etkili oldu. İnsan hayatının kutsallığı falan desem mal mal bakıcaksın suratıma değil mi? Neyse, sen, 10 kişi kurtarıcağına, 3 kişi kurtardın. Diğer taraftaki 10 hristiyan belki çok iyi işler başarıyordu. Çok iyi kalplilerdi. Fakirlere yardım ediyorlardı. Ama sen gittin, 3 kişiyi seçtin, sırf dinleri başka diye. Bu durumda, ya sen katilsin, yada dinler katil. Ve dünya da senin gibi insanlar çoğalırsa, din, en tehlikeli şey haline gelir "
-" Ne yani, sen gidip 3 müslimanı, 10 hristoya tercih mi edicen? "
-" Ben, 10 insanı, 3 insana tercih edicem. Etiketlerine bakmıyorum. Eğer kurtarabileceksem, o treni 3 insanın olduğu yöndeki raya devam ettiririm ve diğer raydaki 10 insanı kurtarırım. Sonuçta hepsi iyi insanlar, eğer kötülük yapan insanlar olsalardı, o zaman düşünürdüm "
-" Ya o 10 insan içinde, senin anana babana küfretmiş biri olsa? O zaman ne yapıcaksın? "
-" Diğer 9 u için değer, kurtarırım onları, eğer çok fazla kinlenirsem küfür edene, gider döverim, canına niye kastedeyim ki, sırf küfür etti diye. Ama, ailemden birine falan zarar vermeye çalışırsa, işte o zaman kurtardıktan sonra onları, gider onu diğer yoldaki trenin raylarına iterim "
Bu diyalog gerçekten yaşandı. Karşımdaki insan, onun için en büyük değer din olarak yetiştiği için, ona asla dediklerim anlamlı gelmiyordu, ki gelmesini de beklemiyordum. Bu yazdıklarımdan da dinsiz, ateist biri olduğumu falan düşünmeyin. Müslimanım bende, ancak insan hayatını bu kadar hiçe sayarcasına bir müsliman değilim. İnsan hayatı kutsaldır bence. Sırf başka dinden diye, iyi insanların ölümünü istemem.
Bir insanlar topluluğu düşünün. O insanlar topluluğunun çok önemli bir düşünce veya bir fikire sahip olduğunu düşünün. Bu şeyler o kadar önemli ki onlar için, başkalarına inandırmaya çalışıyorlar ve bunun doğrultusunda, inanmayanları öldürüyorlar. Günümüzdeki tüm güçler, bunu uygulamaya çalışıyorlar aslında. Tüm savaşlar, zenginleşmek ve din yaymak için yapılıyor. Geçmişteki örneklerimize bakarsak, hristiyanların haçlı seferleri veya müslimanların cihatları gözümüze çarpıyor. Sadece din için konuşuyorum, ancak bu şekilde, bir fikre bir insan canından daha fazla önem verme olayı milletler için de söz konusu. Aşırısına milliyetçilik deniyor. Bana yanlış geliyor bu tür durumlar. Sorarsan bana, farklı milletten iyi bir insan mı, bu topraklardan adam öldürmüş bir insan mı, iyi insanı kurtarırım. İnsanlığın yararına iş yapmak isterim. Yani sonuç olarak, evlilik yanlıştır.
Ahlak Üzerine Deneme
Abazalık ve Türk kültürü.Türk sinemasında yansıması kolayca görülebildiği gibi, Türk erkeklerinin sürekli kadın peşinde koştuğu tiplerin komedisinin yapıldığı bir bir sinemadır Türk sineması.Hatta evli erkekler bile konuya dahil olmuşlardır.Sinemamızda gösterime giren ve seyirciye erişmeyi başarmış filmler de çapkınlığı yapanlar büyük çoğunlukta erkeklerdir ve genelde de başarısız olurlar ya da iş üstünde yakalanırlar.Kadın aldatmaz mı?Çapkınlık yapmaz mı?Ya da çapkın erkek toplumdan saygı görürken kadın neden kaşar oluyor?
Bunların hiçbiri erkeğe bir üstünlük sağlamazken, tersine bir çıkmaza sürüklemektedir.
Eski türk kabilelerinde bir zamanlar anaerkil düzen varken bu seviye bir ataerkilliğe geçis sanırsam
islamiyetin kabulüyle başlamıştır.
Yeni düzende kadın geri plana atılmış, örtülmüş; diğer bir deyişle elmanın diğer yarısının
üstüne bez çekilmiştir.
Bununla birlikte kadın bir şekilde ulaşılması bazı şartlara dayalı bir hale getirilmiştir.
Televizyondan ve sinemadan takip ettiğimiz kadarıyla bir eve gelin giden kız sadece
kocasının değil, diğer aile fertlerinin de isteklerine karşılık vermek durumunda kalabilmektedirler.
Bu kültürün tahmin edilememiş sonucudur abazalık.Bu terimin kapsamında fizikselden
çok manevi bir cinsler arası uzaklık olduğunu savunmaktayım ve yukarıda saydığım her şey ahlak yapısının bir sonucudur.
Bunların hiçbiri erkeğe bir üstünlük sağlamazken, tersine bir çıkmaza sürüklemektedir.
Eski türk kabilelerinde bir zamanlar anaerkil düzen varken bu seviye bir ataerkilliğe geçis sanırsam
islamiyetin kabulüyle başlamıştır.
Yeni düzende kadın geri plana atılmış, örtülmüş; diğer bir deyişle elmanın diğer yarısının
üstüne bez çekilmiştir.
Bununla birlikte kadın bir şekilde ulaşılması bazı şartlara dayalı bir hale getirilmiştir.
Televizyondan ve sinemadan takip ettiğimiz kadarıyla bir eve gelin giden kız sadece
kocasının değil, diğer aile fertlerinin de isteklerine karşılık vermek durumunda kalabilmektedirler.
Bu kültürün tahmin edilememiş sonucudur abazalık.Bu terimin kapsamında fizikselden
çok manevi bir cinsler arası uzaklık olduğunu savunmaktayım ve yukarıda saydığım her şey ahlak yapısının bir sonucudur.
Ege'nin İngiltere Maceraları Vol. 1

Ege bir gün alkolün kucağına kendini bırakır ve kendini mapushane köşelerinde bulur. Oysaki Ege domuz gribi olduğundan beri hiç bir vaka yaşamamış İngiltere'de kendini rehabilitasyona almıştır.

Sonrasında içkiye töbe ettiği söylense de sözünü yine tutmadığı İsviçreleri bilimadamları tarafında tespit edilmiştir. Şimdiler de Ege'nin Alman yarini metroda nasıl kaybettiği kulislerde üzüntüyle tartışılmaktadır.
Keşhaneyi Özledim
Vallahi özledim,her şey daha basitti lan sanki...Şimdi deve yükü kitap okumak zorundayım yarın finallerim başlıyor,öss zamanı bu kadar çalışsaydım galatasaray'ı kazanırdım şerefsizim,hani kapağı üniversiteye atınca bitiyordu her şey? BÜYÜK YALAN... artık hem eşek gibi çalışmak zorunda kalıp hem de çok özlediğim kardeşlerimden uzakta yaşıyorum,büyük haksızlıklar var...dert ortağım yoldaşım alp te odtüden gelemiyor,hem burada hem değil.gösterip de vermiyor gibi pezevenk,neyse umarım en ufak hasarla atlatıp bu sınav dönemini yanınıza geleceğim kardeşlerim...
Anladın mı dedi
Bir sürgün kasabasıydı bir eski zamandı Hazirandı. Çocuktum evden kaçmıştım gelip ona sığınmıştım. Birgün aksilik oldu annem beni buldu. Suphi kaçıp kayboldu. Kasaba çalkalandı olay oldu ben sustum kanım dondu. Polisler onu bana dönüp baktı. Anladın mı dedi, anladım dedim anladım. Ve o günden sonra hiçbir zaman hiçbir yerde hiç ağlamadım.
Benim Suphiye benzeyen hiçbir yanım yok! Hem de hiç. Ben ne susarım ne de bir elimde daskapital durur ne de diğerinde kenevir tohumu. Ama ağlatır beni bu şarkı, ağlatır ya hem sadece bu şarkı diil Yusuf Hayaloğlunun şarkıları ağlatır. Yusufta mı sorun yoksa bende mi? Bilemem tabi ama sanki bir sigara yaksam odayı tüm dumanla doldursam çözüm olacakmış gibi gelir. Bir şeylere küfrederdi hep. "Bildiklerini dedi yüzleştir hayatla ve sınamaktan korkmadoğruyla yanlışı o zaman ayırabilirsin ve onu anlayabilirsin" Bu ne demekti. Ben bunu dinlerken ağlardım. Belki farklıydı onun sölemek istedikleriyle benm anladıklarım ama ağlardık. Yusuf geçerdi karşıma anladın mı derdi. Anladım derdim anladım. Belki anladıklarımz farklıydı ama bunun ne önemi vardı? Tek bir farkı vardı, o bir daha ağlamadı; ben ağladım. Bir sigara yaktım. Sonra baktı bana " ah ulan semih " dedi. Demesi yetti. Hiçbir türk filmi yaratmazdı bende bu etkiyi. Söyle be Yusuf baba dedim söyle. Ne kolay söylediler. Sanki koskoca bir maden ocağını kafama geçirdiler.
Anladım dedm anladım. Bundan daha iyi anlayamazdım.
Benim Suphiye benzeyen hiçbir yanım yok! Hem de hiç. Ben ne susarım ne de bir elimde daskapital durur ne de diğerinde kenevir tohumu. Ama ağlatır beni bu şarkı, ağlatır ya hem sadece bu şarkı diil Yusuf Hayaloğlunun şarkıları ağlatır. Yusufta mı sorun yoksa bende mi? Bilemem tabi ama sanki bir sigara yaksam odayı tüm dumanla doldursam çözüm olacakmış gibi gelir. Bir şeylere küfrederdi hep. "Bildiklerini dedi yüzleştir hayatla ve sınamaktan korkmadoğruyla yanlışı o zaman ayırabilirsin ve onu anlayabilirsin" Bu ne demekti. Ben bunu dinlerken ağlardım. Belki farklıydı onun sölemek istedikleriyle benm anladıklarım ama ağlardık. Yusuf geçerdi karşıma anladın mı derdi. Anladım derdim anladım. Belki anladıklarımz farklıydı ama bunun ne önemi vardı? Tek bir farkı vardı, o bir daha ağlamadı; ben ağladım. Bir sigara yaktım. Sonra baktı bana " ah ulan semih " dedi. Demesi yetti. Hiçbir türk filmi yaratmazdı bende bu etkiyi. Söyle be Yusuf baba dedim söyle. Ne kolay söylediler. Sanki koskoca bir maden ocağını kafama geçirdiler.
Anladım dedm anladım. Bundan daha iyi anlayamazdım.
yoğun istek üzerine
Yaşamak Bir Ağaç Gibi Tek ve Hür ve Bir Orman Gibi Kardeşçesine...:
-lan kısrak amjııı
-lan kısrak amjııı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)